Ve Ben...
Baharın adını çok duydum,
ama bana hep başka mevsimler düştü.
İnsan alışıyor sanıyor,
oysa sadece susmayı öğreniyor.
İçimde bir yer vardı,
herkesin bilmediği bir yer;
ne kadar sustuysam
o kadar konuşan.
Karanlık uzun sürdü,
uzadıkça insan kendini
zamanla karıştırıyor;
geçen gün müydü, ben miydim?
Beklemek sandığımız şey,
aslında tutunmaktı hayata,
düşmemek için
kalbin kenarına tutunmak.
Ve tam da orada—
hiç güçlü hissetmediğim bir anda
bir şey oldu.
Büyük bir şey değil,
ama içimi yerinden oynatan;
ilk kez içten gelen
bir nefes gibi.
Sevinç öyle geldi bana,
koşarak değil,
ama gittiği her yerde
ışık bırakarak.
Ve şimdi,
içimde bir yer var
adını koymadan sevinen;
hiçbir şarta bağlanmadan
“iyi ki” diyebilen.
Sevinç
utangaç bir misafir değil artık,
kapıyı çalıp beklemiyor.
İçeri giriyor,
ayakkabılarını çıkarıp
kalıyor.