Nergis Kokusu
Bir nergis kokusu düştü gönlüme ansızın,
kıştan arta kalan bir bahar hatırası gibi.
Yıldızlardan süzülüp toprağa değmiş,
kardelenden çekilmiş,
bahar sana gülümsemişti sanki.
Saçlarımı okşadığında
ruhum ayrılır yerinden,
seninkinin yanına durur sessizce.
Bir hu yükselirse göklere,
ben âlemleri dolanırım
deli, daha deli, daha divane.
Sevda…
Neredesin sevda, neredesin?
Hangi âlemlerde gezersin,
hangi rüzgârda saklarsın sesini?
Özlettin kendini,
özlettin sevgini.
Yıllar geçti, dinmedi bu hasret,
kavuşmak fikri bile
insanı aceleye çağırıyor.
Ama duruyorum.
Beklemek de sevdanın bir hâli.
Kalbim suskun görünse de
içimde yürüyen bir çağrı var artık.
Zaman eğiliyor adının önünde,
sabır bile titriyor sana yaklaşırken.
Ve biliyorum—
hâlâ okşayacağım bir saç var benim.
Nergis kokulu yârim,
İnci tanem. Annem.
Bir gün rüzgâr adını getirdiğinde,
gökyüzü yol olacak önümüze,
ben sana varacağım
hiç durmadan,
hiç eksilmeden,
sevdanın en diri yerinden.