
AKLINA MI GELDİM
Bazı insanlar hayatımızdan sessizce çıkar.
Ne büyük bir kavga olur ne de son bir cümle söylenir. Bir gün konuşmalar azalır, sonra araya mesafeler girer. İnsan, bir süre daha bekler. Telefonuna bakar, gelecek bir mesajı düşünür. Sonra hayat devam eder.
O da devam etti.
Sabahları aynı saatte uyandı, işine gitti, eve döndü. Günler birbirini kovaladı. Eskiden birlikte yürüdükleri sokaklardan tek başına geçti. Bir zamanlar iki kişilik olan bazı alışkanlıklarını değiştirdi. Bir kahveyi artık tek başına içti. Bir şarkıyı dinlerken başka bir şarkıya geçti.
Kendine, unuttuğunu söyledi.
Gerçekten de çoğu zaman unutmuş gibiydi.
Ta ki bir akşam, hiç beklemediği bir anda o şarkıyı duyana kadar...
Bir dükkânın açık kapısından dışarı taşan birkaç nota, olduğu yerde durmasına yetti.
Ne olduğunu anlamadan geçmişe döndü.
Bir bakış geldi aklına önce.
Sonra bir gülüş.
Birlikte yürüdükleri bir yol...
Yarım kalmış bir konuşma...
Ve yıllardır düşünmediğini sandığı o insan.
İnsan bazen birini özlediğini, onu hatırladığı anda anlamaz. Önce sadece şaşırır.
“Ben bunu nasıl unutmuşum?” diye düşünür.
Sonra daha zor bir soru gelir.
“Acaba o da beni hatırlıyor mu?”
O gece eve döndüğünde eski fotoğraflara bakmadı. Telefonunu eline alıp mesaj yazmadı. İsmini aramadı.
Sadece pencerenin önüne oturdu.
Dışarıda yağmur başlamıştı.
Bir zamanlar birlikte yağmurdan kaçtıkları günü hatırladı. O gün de böyle yağmıştı. Yanındaki insan, saçlarına düşen yağmur damlalarını eliyle temizleyip gülmüştü.
O da gülmüştü.
Şimdi yıllar sonra aynı yağmurun altında, yalnız başına otururken fark etti ki bazı anılar insanın hayatından çıkmıyordu.
Sadece sessizleşiyordu.
Belki de mesele unutmak değildi.
Belki insan bazı insanları unutamıyor, ama onlarla yaşamayı öğreniyordu.
O gece uzun uzun düşündü.
Kırgınlıklarını da hatırladı.
Söylenmeyenleri...
Söylenip geri alınamayanları...
Uzaklaşırken birbirlerine söyleyemedikleri o son cümleleri...
Ama zaman geçtikçe bazı şeylerin anlamı değişmişti.
Eskiden cevap beklediği sorular artık o kadar önemli değildi.
Eskiden “Neden?” diye sorarken, şimdi sadece şunu merak ediyordu:
“Bir an olsun aklına geldim mi?”
Belki bir şarkıda...
Belki yağmur yağarken...
Belki bir sokaktan geçerken...
Belki birinin bakışında...
Belki de hiç beklemediği bir gecede.
Çünkü insan bazen geri dönmek istemez.
Sadece yaşanmış olanın gerçekten yaşandığını bilmek ister.
Bir zamanlar sevdiği insanın hayatında küçük de olsa bir iz bırakmış olmak...
Hatırlanmak...
Bir anlığına bile olsa birinin aklından geçmek...
Ertesi sabah uyandığında artık o sorunun cevabını aramadı.
Hayatına devam etti.
Ama o şarkıyı bir daha duyduğunda gülümsedi.
Çünkü bazı hikâyelerin sonu kavuşmak değildir.
Bazılarının sonu affetmektir.
Bazılarınınki kabullenmek...
Bazılarıysa sadece insanın içinde güzel bir yerde kalır.
Ve bazen, yıllar sonra bir şarkı çalar.
İnsan bir an durur.
Geçmişten biri yeniden gelir aklına.
O anda, kimseye söylemeden içinden geçirir:
“Acaba ben de onun aklına geldim mi?”
Belki geldi.
Belki hiç gelmedi.
Belki de bazı soruların cevabını bilmeden sevmek, hatırlamak ve yoluna devam etmek gerekir.
Çünkü bazı insanlar hayatımızdan gitse de, onlarla yaşadığımız bir an içimizde kalır.
Ve bazen tek bir şarkı, yıllardır kapalı duran o kapıyı yeniden aralar.
Aklına mı Geldim?
Belki de bu sorunun cevabı, şarkıyı dinleyen herkesin kendi hikâyesinde saklıdır.
Söz • Beste • Vokal: Hatice Gider